Hayal Kahramanı

Tarihi hatalar

10/08/2009 · Yorum Yapın

u-571İngiliz Times gazetesi, tarihi, beyaz perdeye hatalı aktaran 10 sinema filmini yayımladı.

Aralarında üç tane Mel Gibson filminin bulunduğu liste şöyle:

1. U-571 (2000): Amerikalı film yazarı David Ayer’in yansıttığının aksine, şifre makinesi Enigma’yı ilk ele geçirenler Amerikalılar değil, İngiliz deniz kuvvetleriydi.

2. Cesur Yürek (1995): Filmdeki İskoç kahraman William Wallace, fakir bir köylü değildi ve önemli miktarda toprak sahibiydi.

3. M.Ö. 10000 (2000): Filme dahil edilen hayvanların varlığı şüphe uyandırırken, coğrafi açıdan olanaksız bulunan sahnelerse arkeoloji dergilerini durumu gözden geçirmeye yöneltti

4. Vatansever (2000): Mel Gibson’ın filmdeki karakterine ilham veren Francis Marion’un Kızılderilileri zevk için öldüren ve köle ticareti yapan bir tecavüzcü olduğu biliniyor.
Okumaya devam et →

→ yorum bırakKategoriler: Haber
Etiketlendi: , , , , ,

Gelmiş Geçmiş En İyi 10 Aksiyon Filmi

08/08/2009 · Yorum Yapın

Aksiyon Filmleri“G.I.:Joe” ile aksiyon yeniden gündeme gelmişken, türün 40 senelik tarihinde bir gezintiye çıktık.

1960’ların sonunda ve 70’lerde şimdiden daha ‘cool’ bir şekilde sinema dünyasına giren aksiyon, 80’lerde bazı türlerle iç içe geçti. 90’larda ise altın dönemini yaşadı. 2000’lere gelindiğinde ‘stilize’ veya ‘melez’ haliyle evrim geçirip varlığını sürdürmek için çabaladı. Bilindiği gibi her aksiyon filminde, patlama, çatışma, kovalama, yaya takip gibi sahneler mevcuttur. Bu özelliklerin yanında da tempo yapmak şarttır.

İşte ‘aksiyon filmleri’nin belki de 20’ye dayanan önemli örneklerinin 10 tanesi aşağıda…

1-Kanunun Kuvveti (The French Connection) (1971)

Uyuşturucu kaçakçılığını ele alan yapıt, kimilerine göre maceranın ‘aksiyon’a geçişinin ilk örneğidir. Yönetmen “Şeytan” (“The Exorcist”) ile tanıdığımız William Friedkin. Başrolde ise Gene Hackman var.
Okumaya devam et →

→ yorum bırakKategoriler: Haber

Sünger Bob Kare Pantolon, 10 yaşında

22/07/2009 · Yorum Yapın

SpongebobSu altında yaşayan bir deniz süngeri olan Sünger Bob ve arkadaşlarının maceralarını konu alan çizgi film “Sünger Bob Kare Pantolon” (Spongebob Squarepants) 10. yaşını kutluyor.

10 yıl önce ABD’de yayımlanmaya başlayan çizgi film, 170 ülkede milyonlarca hayranı olan, 25 dile çevrilen bir fenomene dönüşmüş durumda. 2-11 yaş grubu için hazırlanan, ancak zamanla büyüklerin de yakından takip etmeye başladığı Sünger Bob, televizyonların en popüler çizgi filmlerinden biri haline geldi.

Nickelodeon kablolu TV şirketi için, çizer ve deniz biyologu olan Stephen Hillenburg tarafından yaratılan Sünger Bob’un ünlü takipçileri arasında, ABD Başkanı Barack Obama, İngiltere Başbakanı Gordon Brown, aktör Johnny Depp ve şarkıcı David Bowie de bulunuyor.

Hafta sonu Sünger Bob’un 10. yaş günü için bir parti düzenlenecek. 10. yıl kutlamaları çerçevesinde, 11 yeni bölüm ve hayranların en beğendiği 10 bölüm yayımlanacak ve hazırlanan 1 saatlik belgesel gösterilecek.
Okumaya devam et →

→ yorum bırakKategoriler: Haber
Etiketlendi: , , , , , ,

Atılgan Ahlak

17/05/2009 · Yorum Yapın

star_trek_2009_poster_1Bilim kurgu filmlerinde ortalıkta robotlar ve yaratıklar dolaşsa da, bu türün asıl konusu her zaman insanlar olmuştur. “Uzay Yolu” 1966 yılında hava dalgalarına ilk çarptığında, o da bu geleneğe hizmet ediyor, insanların davranış biçimleri hakkında etik ve felsefi sorular sormak için uzay ortamını kullanıyordu. TV dizisi, savaş, seksizm, ırkçılık, hayvan hakları, çevre, din, cinsiyetçilik gibi, geçen 40 yılın en önemli meseleleri üzerine yorumlar sundu böylece.

Örneğin “Plato’nun Üvey Çocukları” bölümüde, Kaptan Kirk görünümü yüzünden haksız muamele gören bir köleye, “Benim geldiğim yerde boyun, şeklin ve rengin bir önemi yoktur” diyordu. Bu, medeni haklar hareketinin eşitlik konusunda hala büyük bir mücadele verdiği 1968 yılındaydı ve Martin Luther King’in suikaste kurban gitmesinden yalnızca yedi buçuk ay sonraydı. Yine aynı bölümde Kirk ve siyahi oyuncu Nichelle Nichols tarafından canlandırılan Teğmen Uhura öpüşüyorlardı; televizyonda bir siyahla beyazın ilk öpüşmesiydi bu.

“Uzay Yolu bizi birçok insanın düşünmediği ya da önemsemediği şeyleri düşünmeye teşvik etti” diyor Indiana Eyalet Üniversitesi’nde felsefe profesörü ve “Uzay Yolu’nun Ahlakı” kitabının yazarlarından Judith Barad. “Bence bize geleceğe dair umut verdi ve ilham almamızı sağlayacak bir hedef kazandırdı; uzun soluklu olmasının nedeni de bu.”
Okumaya devam et →

→ yorum bırakKategoriler: Sinema
Etiketlendi: , , , , ,

Kedi geri döndü

17/05/2009 · Yorum Yapın

Bir zamanlar Cat Stevens olarak bilinen adam Güney Kaliforniya’nın Mojave Çölü’nde tozlu bir yol kenarında durmuş otostop çekiyor. Bugünkü adıyla Yusuf İslam bir baş parmağını eski deri çantasının omzundaki askısına takmış, diğeriyle kasaba yönünü işaret ediyor. Yanında Joshua ağaçlarından, yakınlardaki çiftliğin birkaç keçisinden ve otuz yıl önce müzik oyunundan çekilip İslam’a döndüğünden beri kılavuzu olan Allah’tan başka kimse yok. O zamanlar paraya düşkünlük, ego ve dalkavukluk en büyük düşmanlardı; bu yeni inancı onun kurtuluşu olmuştu. Şimdi 60 yaşında, yeniden müzik yapıyor ve spot ışıklarına yaklaşıyor. Yoksa alev mi bu? Otostopla yaptığı yolculuk aslında yeni albümü “Roadsinger (To Warm You Through The Night)” için çekilen yüksek bütçeli bir video klip. O, çölde medeniyete doğru yürürken kameralar hareket ediyor, kır saçları ve sakalı şarkıcının ne kadar uzun zamandır uzaklarda olduğunu gösteriyor. Klip yönetmeni bir arabaya doğru hareket etmesini işaret ediyor; sonra bir sürü figüran ve Dolly Parton’a benzeyen biri devreye giriyor. Belli ki oyun yeniden başladı; Islam da yeniden oynamaya gönüllü. “Arenaya geri döndüğünüzde cesur olmak zorundasınız” diyor çay molası sırasında: “Hoş, ben cesur değilim aslında. Sadece eğlenceli şeyleri tercih ediyorum ve bu da…” Dolly’ye benzeyene dönüyor… “çok eğlenceli.”
Okumaya devam et →

→ yorum bırakKategoriler: Müzik
Etiketlendi: , , , , , , ,